Ara Menü
Ana Sayfa En Son Haberler Menü
Sahne Raporları

7. Senesinde DGTL Amsterdam

Yarattığı kültürü sürdürmeye 10 farklı sahnesi ve 100’ü aşkın sanatçıyla, çevre dostu tavrıyla hazırdı

  • OZAN TEZVARAN
  • 29 Nisan 2019

İstanbul’dan 19-22 Nisan tarihleri arasında Amsterdam’da gerçekleşen DGTL Festival’e doğru heyecanla yola çıktık. Seyahatimizin en başında, karşılaşacağımız sanatsal üretim ve tüketimin, zaman ve mekanda yoğunlaşmasını bu denli derinden hissedeceğimizin bilincinde değildik. DGTL gösterişsiz ve ayakları yere basan dünyasının kültürünü, en sürdürülebilir ve aktarılabilir şekilde planlamış. Bu sene de ustaca tasarlanmış kültürünü sürdürmeye ve aktarmaya 10 farklı sahnesi ve
100’ü aşkın sanatçıyla, çevre dostu tavrıyla hazırdı.

Aralarında Disclosure, The Black Madonna, Amelie Lens, Maceo Plex’inde yer aldığı öne çıkan isimlerin yanısıra Identified Patient, Bambounou, upsammy gibi alternatif seslere de yer veren DGTL, şehir merkezinden 20 dakika uzaklıktaki North Holland bölgesine konumlandırılmış. Bordo taşlarla örülmüş, duvar resimleri ile süslenmiş büyük binalar şehir merkezinden daha farklı bir estetik sunuyor.

24 saate yakın devam eden feribotlarla ulaşıyoruz North Holland bölgesine. Nehirde ilerlerken Amsterdam’ı farklı açılardan izleme şansını yakalıyoruz. Güneş yerini sahne ışıklarına bırakırken, küçük teknelerin ve eski-yeni yapıların arasından turuncu silüetler bırakıyor.

Feribotlarda tavşan kostümü ile ukulele çalıp huzurlu şarkılar söyleyen insanlardan, siyahlarını çekmiş tekno hayranlarına kadar herkese rastlayabiliyorsunuz. DGTL Festival, elektronik müziğin birçok çeşidine yer verdiğini ve herkese hitap edebileceğini bu şekilde de kanıtlamış oluyor. Yolcular feribottan indiklerinde de hızlı adımlarla sahnelere doğru ilerliyorlar. Biz de büyük açılış için onların hızına yetişmeye çalışıyoruz.

19 Nisan gecesinde açıyor kapılarını DGTL. Colin Benders, Dax J ve Oceanic tarafından desteklenen SKYLINE II projesi sisli kapıların ardından karşılıyor misafirleri. Boris Acket, Nick Verstand ve Bob Roije’nın tasarladığı SKYLINE II; etkileyici surround sistemi ile 4D olarak hazırlanan görsel, işitsel bir proje. Festival boyunca aktif durumda olan yerleştirme, her yanına uğradığınızda sizi büyülüyor, düşündürüyor ve anda kalmanın önemini hatırlatıyor.

Colin Benders’ın etkileyici SKYLINE II performansının ardından Warehouse sahnesinde Tunnelvisions & Applescal’ı dinliyoruz. Dans pistinin açılışını yapan ikili, festivalin nasıl başlaması gerektiğininen güzel örneklerinden birini betimliyor. ıfırdan başlayan müzik çok kısa bir zaman içeresinde sahne ışıkları ile karışıp hipnotik bir ritüele dönüşüyor.

Saat 1’e yaklaşırken Tunnelvisions & Applesca yerini DJ Koze’ye bırakıyor. House ve teknonun, akla gelmeyecek zekice melodiler ve ritimlerle buluşmasını ancak Koze ile tecrübe edebilirsiniz. Koze’nin yerinin bizim için ne kadar farklı olduğunu konuşurken feribota atlayıp şehir merkezine geri dönüyoruz.

20 Nisan Cumartesi günü festival alanına ulaşır ulaşmaz Sonar Istanbul’da tanıştığımız Haai ile karşılaşıp biraz sohbet ediyoruz. Güzel enerjisi ve gülümsemesiyle bizi uğurlarken dans pistinde buluşmak üzere sözleşiyoruz.

Kendimizi müziğin akışına bırakmadan önce DGTL’in sürdürülebilirlik üzerine olan basın toplantısına katılıyoruz. Başlangıçta da bahsettiğimiz gibi festival sadece müzik alanında değil, çevre dostu tavrıyla da dünya genelinde büyük ilgi topluyor. Rehberimiz festival alanını bize gezdirirken, dünyanın en önemli elektronik müzik festivallerinden birinin elektrik gücünü büyük oranda yenilenebilir kaynaklardan sağladığını öğreniyoruz.

Güneş panelleri ile sağlanan güç; aydınlatma, ısınma, yemek bölgesi kısacası elektriğin gerekli olduğu her yerde kullanılıyor. Amaçlarının önümüzdeki yıllarda sadece güneş enerjisinden yararlanmak olduğunu söyleyen rehberimiz festivalin gereksiz gösterişten de aynı sebepten dolayı kaçındığını noktalıyor.

DGTL’in yarattığı kültürde sadece düşünceli olmaya yer var. Çevreye zarar verecek, gereksiz enerji tüketebilecek yerleştirmelerden kaçınılmış. Standlar sonrasında da kullanılabilmesi için tahtadan tasarlanırken festivalde içecekleriniz için kullandığınız bardaklarınız geri dönüştürülmüş plastikten yapılmış. Özellikle yemek bölümünde gidilen yenilikler ilgimizi çekiyor. Sadece vejeteryan ürünler sunulan yemek bölümünde de israf sıfıra indirilmeye çalışılıyor.

Çevreci kimliğini en son teknolojik gelişmelerle destekleyen festival Innofest ile işbirliği yaparak 40’tan fazla geliştiriciye çevre dostu çalışmalarını denemeleri için fırsat veriyor. Tam da bu konudan bahsederken rehberimiz festivallerin küçük yaşam alanı olduğundan bahsediyor. Bir buluşun belki de denenebileceği en önemli yerlerden bir tanesidir festivaller diye devam ediyor. Bir grup insanın 3 gün boyunca bu alanda kendi özgürlük alanını, kendi kültürünü ve kurallarını belirleyerek yaşadığını düşününce de festivallere karşı bakış açımız değişiyor.

Olası israfın önceden planladığı festivalde planlar detaylıca yapılmış. Aşağıdaki görselde planlamayı görebilirsiniz.

Basın toplantısının ardından Modular sahnesindeki Weval’i ziyaret ediyoruz. Yeni albümleri The Weight ile organik ses kullanımlarını arttıran ikili eski yeni parçalarını dinleyiciyle buluştururken canlı performanslarının ne kadar güçlü olduğunu fark ediyoruz. Stüdyo kayıtlarının üstüne ekledikleri perküsyonlar ve basslinelar ile daha katmanlı bir tecrübe sunan ikilinin yerini Roman Flügel alıyor.

IDM, House ve teknonun ortak noktalarında dolaşan Flügel sabah saatlerinin enerjisini ustaca yükseltiyor. Ağır, derin vuruşlar ile house’un neşeli ve yaygın melodilerini birleştirerek unutulmaz bir performans sergiliyor.

Roman Flügel’in ardından Live sahnesindeki şovuna hazırlanan Fransız müzisyen Rone’nin yanına uğruyoruz. Rone ilk melodilerini çalmaya başladığı an kalabalık içeriye akın ediyor. Seyirciden aldığı enerji ile ritmini yükselten Rone bizim için festivalin öne çıkan isimleri arasında oluyor.

Saatler ilerledikçe seyirci daha yüksek ritimli sahnelere doğru yol almaya başlıyor. Generator sahnesinde Ben Klock çalmaya başladığında ise tekno düşkünlerinin benzersiz enerjisine şahit oluyoruz. Daha önce eşine pek rastlamadığımız vuruşların sahibi de Ben Klock oluyor. Karanlık atmosferin Generator sahnesini kapladığı bu saatlerde binlerce insanın aynı ritimde dans etmesine şahitlik etmenin mutluluğunu yaşıyoruz.

Ben Klock’un ardından uğradığımız Gain by RA sahnesi ise aynı enerjiye sahip! Sadece daha aydınlık, daha mutlu, daha eski nesil. Younger Rabids cumartesi gecesini analog makinalarla gerçekleştirdiği seti ile kapatırken gece programına hazırlanıyoruz.

20 Nisan gece programını Warehouse sahnesinde Hollandalı prodüktör/DJ Sjamsoedin başlatıyor. Festivalin plak şirketi DGTL Records’tan yayınladığı parçalarda da olduğu gibi TR 808- 909 davulları ve sentezleyicilerdeki alternatif kullanımları ile öne çıkan seti ile Warehouse sahnesi RØDHÅD melankolisine hazır hale geliyor.

Berlin’de yaşayan RØDHÅD, yaygın melodiler üzerine ağır vuruşlar yerleştirerek farklı evrenler oluşturuyor. Seyircinin tepkilerinden de karanlığın ve melankolinin Warehouse sahnesine dolduğunu hissedebiliyordunuz. Işıkların titrek maviliği tekrar eden arpejlerle birleşince ortaya neler çıkabileceğini görmek için orda bulunmanız gerekiyor.

Sabah programında da yer alan Maceo Plex seçkin tavrıyla seyirciyi şaşırtmaktan asla vazgeçmiyor. 10 Mayıs’ta Zorlu PSM’de de sahne alacak sanatçı ağır vuruşlar ile dinleyicisinin sınırlarını genişletiyordu!

Festivalin son günü 21 Nisan sahne alacak isimler dolayısıyla en heyecan duyduğumuz günlerden bir tanesiydi. Alana ulaşır ulaşmaz AMP sayesinde performanslarına başlayan ANOTR’un yanına gidiyoruz. Geleceğin süperstar DJ’leri olarak adladırılan ikilinin performansından güçlü enerjilerini hissedebiliyordunuz. Performanslarının ardından bir araya geldiğimiz ikili ile festival alanında gezinirken bir taraftan da müzik kariyerleri ve hikayeleri hakkında samimi bir sohbet gerçekleştiriyoruz. Sıcak kanlı tutumları ve ağırbaşlılıkları ile seyircilerin arasına karışan Oğuzhan ve Jesse’yi uğurlarken Generator sahnesindeki Amelie Lens performansına doğru hızlı adımlarla ilerliyoruz.

Son zamanların en çok dikkat çeken isimlerinden Amelie Lens çalmaya başladığında seyirci tepki veriyor, adımlarını sertleştiriyor, çığlık atıyor ve bu anın bitmesini istemiyor. Lens’in enerjisi seyirci ile birleştiğinde benzerine rastlamadığımız bir performans ortaya çıkıyor. Yerini teknonun öncü isimlerinden Len Faki’ye bırakırken kalabalık daha da artıyor.

Alman/Türk prodüktör Len Faki’nin neden teknonun öncüleri arasında sayıldığını anlamlandırmak için ona, sunduğu yolculukta sonuna kadar eşlik etmeniz gerekiyor. Her mekanik vuruşun arası Len Faki’nin tecrübesi ile doldurulurken hava kararıyor, kapanış gecesinin enerjisi daha da artıyor.

Enerji ile olan bağını içselleştirerek müziğine yansıtan Satori’nin yanına varıyoruz. Her kültürden tınılara rastlayabileceğiniz performansında seyirci için boşluk bırakılıyor. Sessiz anların kıymeti biliniyor ve nefes almanın önemi açığa çıkıyor. Setinin ardından sohbet etmek için buluştuğumuz Satori ile globalleşen kültür hakkında derinlemesine konuşurken Türkiye’deki kitlesinin öneminden de bahsetmeyi eksik etmiyor.

Gece programının açılışını yapan Identified Patient ile biz de DGTL tecrübemizi tamamlıyoruz. Festivaldeki favori isimlerimizden birisi olan Hollandalı prodüktör/DJ Job Veerman müzik türlerinin sınırlarınameydan okuyor. Birbirine uygun olmadığını düşündüğünüz parçaları ustaca birleştirirken daha önce tanımlanmamış biçimler Warehouse sahnesini dolduruyor.

DGTL’in konumlandığı North Holland bölgesinden ayrılırken, özün gösterişe değil müziğe adanmasının ne kadar önemli ve akılda kalıcı bir özellik olabileceğini anlıyoruz. Festivalin kendini müziğe adarken bir taraftan çevreye karşı olan sorumluluğu da yüklendiğini görmek, bunun için çaba sarf edildiğini attığınız her adımda anlamak festival günleri sonrasında sizi başka bir insan yapıyor.

19-21 Nisan 2019 tarihleri arasında gerçekleşen DGTL Amsterdam için hazırladığımız aftermovie'yi aşağıda izleyebilirsiniz.

Spotify 'Frekans' çalma listemizi takip edin.

Sonraki yazýyý yükle
Yükleniyor...
Yükleniyor...