Ara Menü
Ana Sayfa En Son Haberler Menü
İncelemeler

"Rave" kelimesinin kısa tarihi & geleceği

''Rave'' kelimesi dans müziği literatürünün en temel yapı taşı. Peki kelimenin kaynağı nereye dayanıyor?

  • RED BULL MUSIC FESTIVAL ISTANBUL İŞ BİRLİĞİYLE | Furkan Kılıçaslan
  • 30 Eylül 2019
"Rave" kelimesinin kısa tarihi & geleceği

1-15 Ekim tarihleri arasında Pozitif sunumuyla ikinci kez düzenlenecek Red Bull Music Festival Istanbul'un ikinci hafta programında yer alan, 12 Ekim Cumartesi akşamı yerli ve uluslararası sanatçıların katılımıyla Volkswagen Arena'da düzenlenecek fütüristik rave gecesi "Futurave Night"a sayılı günler kala "rave" kavramının arka planına eğilmek istedik. İnsanlık tarihinin en eski hayat bileşenlerinden eğlence kültürünün günümüze yansıması olan, dans müziği literatürünün en temel yapı taşlarından biri olan "rave" sözcüğünün tarihine hızlıca bir göz atalım:

"Rave" kelimesinin tarihte kanıtlı olarak ilk kullanımı Orta Çağ dönemine dayanıyor. O zamanlarda delilik anlamında kullanılan kelime, tarihteki ilk kullanım olarak belirtilse de parti kültürüne girişi 1940'larda ''rave-up'' söylemi ile oluyor.

Daha sonrasında ise 1950'li yılların başında ''rave'' olarak kabul edilmeye başlanıyor. 1950’lerin sonlarında Londra’da Beatnik kültürünün “vahşi bohem partilerini” tanımlamak için “rave” terimi kullanılmaya başlanıyor.

1958'de Buddy Holly, bir hissin deliliğini ve çılgınlığını ve asla bitmemesini arzu etmesinden yola çıkarak “Rave On”u kaydediyor. Caz Trompetçisi Mick Milligan ise aynı dönemde ''Raver'ların Kralı'' olarak anılmaya başlanıyor.

1967 yılında ''rave'' kelimesi ilk defa toplanma (etkinlik) anlamında kullanılıyor. ''The Roundhouse''da gerçekleşen ''The Million Volt Light'' ve ''Sound Rave'', The Beatles'ın dört üyesinden biri olan Paul McCartney'den deneyimsel müzikler de içeriyor. Sonraki on yıl içinde gücünü kaybeden kelime geri dönüşünü Acid House'un patlaması ile yapıyor.

Geri Dönüşün Başlangıcı: Acid House

Chicago, 1980'lerin ortalarından sonlarına kadar house müziğin doğduğu yer olarak dans müziğinin kalbi konumundaydı. Yıllar süren 'jacking the house' kültürü sonrası yeni bir ses ortaya çıktı: Acid House. Roland tarafından TB-303 bass sentezleyici tarafından üretilen bu ses ile elektronik müzik çok farklı bir boyut kazandı. Şirket bu sentezleyiciden sadece 20.000 adet üretti. 1985'te bile sadece ikinci el olarak bulunabilen TB-303'ün erken keşifçilerinden Nathan Jones (DJ Pierre), sentezleyici manipüle ederek ilk acid house sesini yarattı. Bu yeni ses ile beraber DJ Pierre, Earl “Spanky” Smith Jr. ve Herbert “Herb J” Jackson tarafından kurulan bir grup olan Phuture, TB-303'ün benzersiz sesleriyle ''Acid Tracks'' adlı bir demo yayımladı. DJ Ron Hardy, Chicago'nun ünlü kulübü Music Box'ta bu demoyu ilk kez çaldı. Daha sonrasında ise ''Acid Tracks'' bir dans pisti fenomeni haline gelerek Chicago'dan çıkan acid house türünün yayılmasında belirleyici rol oynadı.

1980'lerin sonlarından itibaren Chicago'da house müzik kültürü polis baskısıyla beraber azalma gösterdi. Chicago'daki radyo istasyonlarından biri olan WBMX kapandı. Bu da house müzik kayıtlarının artık radyoda duyulmayacağı anlamına geliyordu. Sonuç olarak, kayıt satışları da bununla beraber yavaşlamaya başladı.

Ancak aynı zamanlar içerisinde, house ve acid house kültürü İngiltere'de daha yeni yeni başlayacaktı...

Londra House Kültürü (1980'lerin Ortaları-Sonları)

1987’de İngiltere’de house müzik tüm hızıyla eğlence kültürünü ele geçirmişti. Steve “Silk” Hurley’nin “Jack Your Body” gibi parçaları listelerin en üstlerine kadar tırmanıyordu. Ancak acid house'un etkisi house kadar olmamıştı; ta ki dört DJ Ibiza'da Amnesia'yı ziyaret edene kadar. O DJ'ler Paul Oakenfold, Danny Rampling, Nicky Holloway ve Johnny Walker'dan başkası değildi. Amnesia'nın yerel DJ'i Alfredo'nun funk, soul, dans ve birkaç Chicago acid parçasını birleştiren "balearic" tarzındaki kayıtlarını duyduklarından itibaren elektronik müziğin seyri de değişmiş oldu.

Danny, döndüğünde Ibiza'nın ruhunu İngiltere'ye getirmek için bir etkinlik düzenledi. 'Shoom' 5 Aralık 1987'de Southwark Caddesi'ndeki bir fitness merkezinde yapıldı. Parti bütün gece devam etti. Bu partiye ses sistemini temin eden isim ise Carl Cox'tu.

Üçüncü Shoom etkinliğinin posteri acid house'un simgesi haline gelen gülen yüz sembolü ile beraber San Francisco'daki "Aşk Yazı"na benzeyen bir hareket olarak İkinci Aşk Yazı olarak adlandırılmaya başladı.

Nicky Holloway, Londra’nın Batı Yakasında The Trip'ı açtı. Kulüp büyük ölçüde acid house çalıyordu ve sabah 3'e kadar açık kalıyordu. Parti müdavimlerinin gece sona erdiğinde sokaklara dökülmüş hali polisin dikkatini çekmeye başlamıştı. Gece yarısından sonraki etkinlikler İngiltere'de kulüp yasaklarını getirmiş, yasalar sertleştikçe de insanlar boş depolarda ve gizli yerlerde dans etmek için toplanmaya başlamıştı. Bu dönem ''rave''in kelime anlamıyla İngiltere'de dans müzik literatüründe kabul edildiği ilk dönemlerdi.

Partiler aynı zamanda basının da büyük ilgisini çekmeye başlamış, ''rave'' kültürü basının da baskısıyla ''şeytani bir akım'' olarak nitelendirilmeye başlanmıştı. Organizasyon grupları Sunrise ve Revolution in Progress (RIP) buna rağmen daha büyük etkinlikler düzenlemeye başlamış, yeraltı hareketini büyük ölçekli dans etkinliklerine dönüştürmüştü. Aynı ekip, Trafalgar Meydanı'nda ''Özgürlük Partisi'' adında bir parti düzenleyip, İngiltere'nin kulüp lisans yasalarında değişikliği talep eden kampanyalar oluşturarak kulüplerin tüm gece açık kalmasının önünü açmıştı.

Buna rağmen İngiliz basını, rave kültürüne karşı açtığı savaşı daha da sertleştirdiğinde acid house radyolarda yasaklanmış, 90'lı yılların hemen başında hükümet dans müziğine karşı polise durdurma hakkı tanıyan tasarıyı yasalaştırmıştı. Bu yasa ile beraber rave kelimesi partilemekten öte bir hareket haline gelmişti.

Amerika'da 1990'lar

ABD'deki rave kültürünün öncülerinde biri DJ Scotto'ydu. İngiltere'deki efsanevi kulüp Hacienda'dan esinlenerek 1992'de Manhattan'da Studio 54'ü kurdu. Bu partilerde DJ Frankie Bones, Rozalla ve Moby gibi isimler performans sergiledi.

Frankie Bones, Brooklyn'de Storm Raves adında kendi rave serisini başlatıp Josh Wink ve Sven Väth'ı ağırladı. Birçok küçük organizatör grubu, ABD'de artmaya ve gerçek ''rave kültürünün'' gelişmesine katkıda bulundu. Scotto'nun NASA Collective partileri ülke etrafında turlamaya Moby, Prodigy, Orbital, Aphex Twin ve o zamanın yükselen yeteneği Richie Hawtin gibi isimleri konuk etmeye başladılar.

1990'larda, en önde gelen organizatör ekiplerinden biri, Global Underworld Network olmuştu. 60.000'den fazla insanın katılımıyla gerçekleşen OPIUM ve NARNIA Festivallerini düzenlediler. Narnia, MTV'de ve iki kez Life Magazine'de boy göstererek popüler kültür ile yeraltı kültürünü tanıştırdılar. Narnia, “X Jenerasyonu'nun Woodstock'u'' olarak bilinmeye başladı.

1980'lerin sonunda ve 1990'ların başında, Bay Area, rave kültüründe büyük bir artışa tanıklık etti. Küçük yeraltı partileri çoğalmaya ve çevre bölgelere doğru genişlemeye başladı. Herhangi bir yasak olmadığından mekanlar her hafta sonu 20.000 kişiyi ağırlıyordu. 1991 yılı, rave kültürünün Bay Area'da patladığı yıl oldu. ‘Homebase’ ve '85 & Baldwin’ en büyük mekanlardan iki tanesiydi. Ancak rave açık hava mekanlarında da yer bulmaya başlamıştı.

Çarpıcı rave sahnesi küresel olarak büyümeye devam ettikçe meydana gelen birkaç trajik olayın sonucu olarak ana akım medya tıpkı İngiltere'de olduğu gibi olumsuz bir kamuoyu algısı yaratarak gerçek anlamıyla ''rave'' kültürüne son vermiş oldu ve sözcük, günümüzdeki "eğlence" odaklı kavramsallığına evrilmiş oldu.

Son birkaç on yılın "rave" kavramı üzerinde yarattığı inanılmaz dönüşüm, kim bilir belki de hiç bitmek tükenmek bilmeyecek bir arayışın simgesi. Red Bull Music Festival Istanbul 2019 kapsamında 12 Ekim'de Volkswagen Arena'da düzenlenecek olan "Futurave Night", bizleri bu önemli kavramın derinliklerini bir kez daha düşünmeye, geleceği için merak duymaya ve bunları yaparken güzel vakit geçirmeye davet ediyor.

Rave'in geçmişi, şimdisi ve geleceğini yansıtacak gecede Mixmag'in ünlü "The Lab" serisinin Londra'daki buluşmasındaki performansıyla yakından tanıdığımız, Hyperdub plak şirketinin kurucusu Kode9, çeyrek asrı aşkın kariyerinde techno'nun gerçek yeraltı kahramanlarından biri haline gelen Function, son olarak 5 Temmuz'da Berghain Halle'de Sufizm öğretisindeki semazenlerin esin kaynağı olduğu "ZONE 005" adlı görsel-işitsel şovuyla gündem yaratan Dasha Rush ve 26 Temmuz'da Eclair Fifi'nin yeni plak şirketinden çıkardığı 'RR001' adlı kısaçalar albümüyle beğeni toplayan Afrodeutsche dikkat çeken isimleri olarak ön plana çıkıyor.

Ayrıca, DJ-Kicks albüm serisinin 68'inci miks derlemesini hazırlayan Laurel Halo, 8 Aralık 2018'de "BBC Radio 1 Essential Mix"iyle hatırladığımız Shanti Celeste, bu ay çıkardığı "R.I.P MC 909" albümüyle Fluctuosa, geçtiğimiz Aralık ayında Berlin Tresor'da performans sergileyen Y.UNAN, Tom & Ed Russell'dan oluşan İngiliz ikili Overmono, yoğun yaz sezonu etkinliklerini geride bırakan Britanyalı yetenek Konx-Om-Pax ve drum & bass setleriyle bildiğimiz Golem de kabin başındaki özel performanslarıyla "Futurave Night"a renk katacak.

(Kaynak: Mixmag Arşivleri)

Pozitif sunumuyla düzenlenen Red Bull Music Festival Istanbul 2019 kapsamında 12 Ekim'de Volkswagen Arena'da düzenlenecek olan "Futurave Night" etkinliğinin biletleri için tıklayın.

Spotify '#Frekans' çalma listemizi takip edin.

Sonraki yazýyý yükle
Yükleniyor...
Yükleniyor...