Ara Menü
Ana Sayfa En Son Haberler Menü
Sanatçılar

Fernanda Martins: 'Bizi tam olarak nelerin beklediğini öngörmek kolay değil'

Başarılı DJ ile keyifli bir sohbet gerçekleştirdik

  • RÖPORTAJ: MUSTAFA TOKGÖZ
  • 7 Mayıs 2020

Brezilya'da yetişen ve çalışmalarını İspanya'da sürdüren, "Speed Control" ve "Lurba Zumba" gibi orijinal parçaları ve birçok remiks çalışmasıyla adından söz ettiren, dans pistlerinde son dönemin yükselen isimlerinden başarılı DJ/prodüktör Fernanda Martins'e sosyal uzaklaşma dönemini fırsat bilerek sorularımızı yönelttik ve samimi cevaplar aldık.

Müzikal kariyeriniz nasıl başladı?

Müzikle her zaman çok yakın temastaydım. Küçüklüğümden beri müzik günlük hayatımda hep vardı. Ama sanırım birçok insanın yaşamında çok normal olan bir şey bu. Bu yüzden bir gün müzik yaptığım için dünyayı dolaşacağımı hiç düşünmemiştim. Elektronik müziği keşfetmeye ve dinlemeye başladığım zamalar 1995 yılı civarındaydı. Başından beri meraklı ve ilgiliydim, ancak farklı alt türler arasında ayrım yapmak birkaç yılımı aldı.

Birkaç yıl sonra elektronik müzik etkinliklerine, özellikle techno etkinliklerine katılmaya başladım. Zamanla yaşadığım şehir olan Brezilya’nın güneydoğusundaki Curitiba şehrindeki yerel techno sahnesi ve techno severlerle etkileşime girdim. Bunlardan biri olan DJ Bad (Josué Rozeira) ile çok yakın bir arkadaş olduk. Bana miksin temellerini öğreten oydu.

Nasıl miks yapılacağını öğrenmeye başladığımda bunu bir meslek olarak yapmak gibi bir niyetim yoktu. Üniversitedeki eğitimime odaklanmıştım ve gün içerisinde eğlenmek ve kafa dağıtmak için miks yaparak vakit geirmek güzel oluyordu. Daha sonra, dakikalarla ölçtüğüm günlük uğraşım, yeni müzikler için pratik yapmaya ve aramaya gereken vakitlerle saatleri kaplayacak haline gelmişti. Daha önce gittiğim bir kulüpte arkadaşlarımın bir araya geldiği buluşmalarda çalmaya başladım. Bir noktada, arkadaşlarımın çevresindekilerin etkinliklerinde çalmak için davetler almaya başladım ve bu durum devam etmeye başladı. Sonunda üniversiteyi bitirdiğimde çokça çalıyordum ve müzikal serüvenime devam etmeye karar verdim.

Sizi müzikal anlamda harekete geçiren unsurlar nelerdir?

DJ olarak çaldığım tüm yıllar boyunca benim zevkime göre setlerim değişti. Her zaman yaptığımız müzikal araştırmalar nedeniyle —ve her zaman farklı müzikleri dinlemeye ve denemeye açık olduğum için memnunum— müzikal evrenimin her zaman farklı etkilerden beslenmesini önemsiyorum.

Ancak yeni müzik yapmak veya aramak söz konusu olduğunda benim için bazı özellikler şart. Gerçekten güçlü vuruşları ve heyecan uyandıran yüksek frekanslı öğeleri seviyorum. Tabi ki bu bir ön koşul değil ama genellikle kendimi daha içebakışçı ve hipnotik döngülerin arayışındayken buluyorum; ama güçlü ve kendini öne çıkaran davul sesleri her zaman ilgi odağımda olmuştur.

Güney Amerika elektronik müzik sahnesinin 2010'larda daha önemli hale geldiğini görüyoruz. Bu durum hakkında ne düşünüyorsunuz?

Açıkçası Güney Amerika'da işlerin bu anlamda ilerlemesine sevindim. Birkaç yıl önce elektronik sahne büyümeye başladı, ancak sanırım şimdi daha büyük ve daha demokrat. Demek istediğim, şimdi sadece sahnenin güçlendiğini değil, aynı zamanda etkinliklerle daha fazla çeşitlilik olduğunu görmek mümkün; müzik tarzı ve kavramsallık anlamında. Bence bu durum, elektronik müzik sahnelerini her yerde daha sağlıklı hale getirmek için çok önemli.

Bugünün dünyası için kadınların çağı tanımlaması yapılıyor. Elektronik müzikte kadın müzisyenlerin kendilerini ifade etme konusunda büyük ilerleme kaydettiklerini görüyoruz. Bu konuyu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Evet, elektronik müzik sahnesinde sağlam adımlarla ilerleyen ve dışarıya etkili bir görüntü yansıtan fazlaca kadın figür mevcut. Bugünlerde pek çok kadın sanatçı görüyorum ve birçoğunun kalıplaşmış kurallara takılıp kalmadan ve insanların onlardan ne beklediğini dikkate alarak kendilerini ifade ettiklerini görmekten çok memnunum. Özgün olmak, kendin olmak çok önemlidir. Sadece sanatsal alanlarda duygularınızı veya görüşlerinizi özgürce ifade edebilmek için değil, aynı zamanda bir insan olarak mutlu bir şekilde yaşamak için.

Beni yanlış anlamayın, kasıtlı olarak gerçekleşmediği birçok zaman biliyorum ama bu “kadın sanatçılar¨ konusuna bir röportajda, bir partinin sahne arkasında veya arkadaşlarla sohbet ederken her girdiğimizde bu sanatçıların özlerini bağımsız bireyler olarak anlayıp kavramanın önüne bir duvar koyuyoruz. Ve bu kültürümüzde kadın düşmanlığından hiç bir iz kalmadığını söyleyebilmemiz için hala uzun bir yol olduğunu bize gösteriyor.

Daha önce Türkiye'yi ziyaret etme şansınız oldu mu? Türk dans müziği sahnesi hakkında ne düşünüyorsunuz?

Etmedim ve bunun için üzgünüm! Bu yüzden Türk sahnesinden çok fazla bilgi ile konuşamam, ama birazını sosyal topluluklar tarafından takip ediyorum ve sanırım Güney Amerika hakkında açıkladığım aynı şey oluyor. Bu, gittikçe daha fazla kültürün elektronik müziğin stil çeşitliliği içinde genişlemeye devam etmesi anlamına geliyor.

Eğlence endüstrisinin son zamanlarda geçirdiği zor günleri dikkate aldığınızda geleceğe yönelik öngörünüz nasıl? Bugünlerde vaktinizi nasıl değerlendiriyorsunuz?

Aklımı binlerce farklı senaryo meşgul ediyor ama bu kriz sona erdiğinde tam olarak bizi nelerin beklediğini öngörmek kolay değil. Bu yıl muhtemelen büyük festivallerin kapılarını açtığını göreceğiz. Ancak kulüpler tarafında nasıl bir ilerleme olacağını halen merak ediyorum, belki de kapasitelerine bağlı olarak yakında bazıları açılmaya başlar. Az önce de söylediğim gibi, şu an bir tahminde bulunmak imkansız.

Benim durumuma gelice, ertelenen etkinliklerimin çoğu Ağustos sonrasına alındı. Temmuz'da görünen programlarım da var ama muhtemelen gerçekleşmeyecek gibi görünüyor.

Sektördeki krizin yarattığı zorlukların ülkeden ülkeye değiştiğini düşünüyorum. Örneğin Almanya'da hükümet endüstriyi ayakta tutacak ve sanatçılara destek olacak bir dizi önlem almış gibi görünüyor. Yaşadığım İspanya'da, acil durum ilan edilmesinden onca gün geçti ancak yaratıcı sektörlere ve sanatçılara destek mahiyetinde herhangi bir destek açıklanmış değil. Böyle giderse gelirlerini performanslarından elde eden pek çok insan hayatını idame ettiremeyecek duruma düşecek. İnsanların aylarca hiçbir geliri olmadan buna dayanması mümkün değil.

Diğer taraftan, son zamanlarda olan biten her şey toplum, sistem ve değerler hakkında yeni bakış açıları geliştirmemize olanak tanıdı. Meydana gelecek bazı değişiklikler insanlık için iyi sonuçlar da doğurabilir. Genel anlamda müzisyenler olarak stüdyomuzda elimizden geldiğince çalışmalarımızı sürdürmeye devam etmeli, internet aracılığıyla dinleyicilerle aramızı sıcak tutmalı, kendimizi yeniden keşfetmeli ve ileride benzer bir şey tekrar olacakmış gibi her zaman hazırlıklı olmalıyız. Güney Amerika'da iptal olan etkinliklerimden sonra Şili'de birkaç gün mahsur kaldıktan sonra evime ulaştığım günden bu yana yaptığım şeyler işte bunlar. Promo ve demo dinliyorum, çıkarmayı planladığım yeni müzik çalışmalarımla ilgili kalan düzenlemeleri tamamlamaya çalışıyorum ve Facebook sayfamda belirli aralıklarla canlı yayınlar gerçekleştiriyorum. Aynı zamanda bu süreçte çok fazla yemek yiyorum (gülüyor).

Her şeyin kısa zamanda normale dönmesini ümit ediyorum. O günlere ulaşana kadar sağlıkla ve güvende kalın.

Fernanda Martins son olarak H. Paul'un "4TH October" parçasını Lucas Freire ile birlikte remiksledi. Çalışmayı aşağıdaki dinleyebilirsiniz.

Fernanda Martins'in geçtiğimiz günlerde evinden gerçekleştirdiği canlı yayın performansını izleyin.

#Frekans çalma listemizi Spotify'da takip edin.

Röportajı gerçekleştiren editörümüz Mustafa Tokgöz'ü takip edin.

Sonraki Sayfa
Yükleniyor...
Yükleniyor...