Ara Menü
Ana Sayfa En Son Haberler Menü
HABER

Yeraltı Ritüelleri | DREPT

“Techno dans müziği olarak değil fütüristik bir ifade biçimi olarak tasarlandı." Jeff Mills

  • SEREN SARI & OZAN TEZVARAN
  • 30 Temmuz 2019

2016’da İstanbul’da techno kolektifi olarak kurulan DREPT, yeraltı sahnesinde var oldukları ilk günden bu yana techno’yu karanlık ve özgür dans pistlerinde arınmak isteyen insanlarla buluşturuyor. Hikaye kaygısı olmayan ana akım projelerden farklılaşarak kendi çizgisinde yürüyen ve ortaya koyduğu işlerle ses getirmeyi başaran DREPT ile kolektif bilince olan inançları, rave tutkuları, İstanbul gece hayatına dair düşüncelerini konuştuk.

DREPT diğer oluşumlardan nasıl ayrılıyor?

Aklımıza ilk gelen farklılık, 2016’da kurulup İstanbul’a ilk techno kolektif kavramını sunan oluşum olmamız. Başladığımız zamanlarda duyurmak istediğimiz, İstanbul kulüplerinde pek rastlanmayan müziği, kültürü ve bununla beraber gelen ruhu zaman içerisinde çok geniş kitlelere yayarak bu konuda öncülük etmek bizi sevindiriyor.

“İstanbul”, “arşiv”, “gece hayatı” üçlemesi size neyi çağrıştırıyor?

Bugüne kadar düzenlediğimiz etkinlikleri çağrıştırıyor.

İstanbul hep gece hayatı kuvvetli bir şehir oldu. 2013 yılından bu yana Taksim bölgesinde kapanan kulüpler ve gelen saat kısıtlamaları gece hayatını büyük bir sekteye uğrattı ne yazık ki.

Bu durumlar devam ederken DREPT olarak elimizden geldiğince etkinlik yapmaya ve sahneyi canlı tutmaya çalışıyoruz. Gönül isterdi ki yeni mekanlar açılsın, saat kısıtlamaları aza indirgensin ve insanlar dilediği gibi
eğlensin. İstanbul’un potansiyelinin farkındayız.

Arşive gelirsek, arşiv, bir DJ’i DJ yapan şeydir.

DJ sayısının gün geçtikçe arttığını, popüler kültür arasında bolca yer edindiğini görüyoruz. Plak şirketinizden yayımlanacak yeni çalışmaları nasıl belirliyorsunuz? Aradığınız spesifik özellikler var mı?

Son zamanlarda elektronik müzik kültürünün yayılmasıyla rotasını elektronik müziğe çeviren birçok mekan oldu. DJ’liğe ilgi duyan kişi sayısı da artıyor fakat üreten sayısı buna oranla bir hayli az.

Albümlerimizde ve DREPTCAST serimizde lokal ve yabancı birçok DJ’i desteklemeye çalışıyoruz. Başarılı işler yaptığına inandığımız isimleri konuk ediyoruz. Aslında tek aradığımız rave ruhunu popüler olduğu için değil de gerçekten anladığı ve inandığı için takip eden kişiler.

Sizce techno’nun “karanlık”la ilişkisi nedir?

Bizim için techno ve karanlık rave ruhunu en iyi yansıtan kelimelerden. İnsanların özgürleştiği ve arındığı yer dans pisti ve bunun için biraz karanlık gerekiyor. Dans pistindeki insanlar gücünü karanlıktan alıyor.

Bu noktada Jeff Mills'in şu sözü her zaman hatırlanmalı: “Techno dans müziği olarak değil fütüristik bir ifade biçimi olarak tasarlandı."

Kolektiflik ve elektronik müzik sizce hangi noktalarda birleşiyor?

Ana akım müzik devam ettiği müddetçe, biz ve bizim gibi emek veren tüm oluşumların kolektif bilinci oluşturacağına inanıyoruz. Ama tabii ki biraz daha zamana ihtiyaç var.

Underground ve ana akım üretim arasındaki temel farkı nasıl tanımlardınız?

Ana akım daha fazla kitleye hitap etme amacında olduğundan daha çok ticari kaygılar güdüyor. Underground sahnelerde ise durum bunun tam tersi, ticari amaçlardan uzak müzik odaklı bir kültür yaşatılıyor. İnsanlar gerçekten o müziği dinlemek istediği için orada bulunuyor.

Ana akım yani “mainstream” daha az düşündüren, hikaye kaygısı olmayan, konsept sunmayan bir forma sahip. Underground işlerde ise her zaman bir beyin fırtınası görebilirsiniz, her detayın bir kurgusu vardır.

“Underground” kültürüne ait gördüğümüz sanatçılar sizce ana akıma ulaşmaya çalışıyor mu?

Ana akıma ulaşmaya çalışmak veya underground kültürün içinde devam etmek sanatçıların kişisel tercihi. Buna ulaşmaya çalışanlar da var, underground kalmayı tercih edenler de. Günümüzde gördüğümüz örneklerde ana akıma ulaşmak için birçok sanatçı müziğinden ve çizgisinden taviz veriyor.

Soundcloud / Spotify kullanıcılarını ayrı ayrı düşündüğünüzde müzik tüketimi konusunda ne gibi farklılıklar öne çıkardı?

Soundcloud daha çok underground işlerin paylaşıldığı bir platform ve bu bağlamda bir plak şirketinden çıkmasa dahi erişebileceğiniz çok fazla dataya sahip. Bu hem kullanıcılar hem de prodüktörler için muazzam bir olanak. Çaldığınız setleri dahi insanlarla paylaşabiliyorsunuz. Yükleyeceğiniz içerik için bir katalog numarasına ihtiyacınız yok. Bu da sınırsız içerik demek. İstediğiniz türe, alt tür olsa dahi, ulaşabilmeniz çok kolay. Soundcloud kullanıcısı daha bilinçli. Spotify’da iletişimin ve diyaloğun kısıtlı olması müzik paylaşımını daha yüzeysel bir hale getiriyor. Spotify
daha çok dinleyici kesime hitap ediyor diyebiliriz.

Türkiye elektronik müzik sahnesindeki kadın prodüktör/DJ görünürlüğünü nasıl yorumluyorsunuz?

Bu konu sadece ülkemiz için değil tüm dünya geneli için aynı şekilde yorumlanabilir. Bundan sadece birkaç yıl önce kadın prodüktör ve DJ sayısı çok azdı. Bu günlerde kadın sanatçıları sahnelerde daha sık görsek de hala erkek – kadın oranının eşitsizliği göze çarpıyor.

Altı kişilik ekibimizde iki kadın DJ (“Gräfin”, “GMZ”) olması İstanbul’un techno sahnesine örnek oluyor ve elektronik müzikle ilgilenen kadınları cesaretlendiriyor.

Medya kuruluşlarına, küratörlerine ve mekan sahiplerine iletmek istediğiniz bir mesajınız var mıdır? Sizce yeni prodüktör/DJ’leri desteklemek için yeterli sayıda çalışma var mı?

Maddi kaygılardan dolayı ülkede underground müziğin destekçisi oldukça az. Hepimizin öncelikli isteği bu algının yakın gelecekte değişmesi. Yeni prodüktör ve DJ’ler artık mekanlar ve medya kuruluşları ile değil kolektifler ile destekleniyor. Bu dayanışmanın şehirde yaratılmış olması ve buna şahit olmamız iyi hissettiriyor.

Sırada sizin için neler var?

Önümüzdeki dönemde ikinci toplama albümümüzü yayınlamaya hazırlanıyoruz. Albüm için müziğini beğendiğimiz birçok yerli ve yabancı isimle bir araya gelmeye çalışıyoruz. Aynı zamanda yabancı sanatçıları davet ettiğimiz etkinlik serilerimizi, beğendiğimiz ve desteklediğimiz mekanlarda devam ettireceğiz.

DREPT’i bu bağlantıdan takibe alabilirsiniz!

Kürasyonunu DREPT’in yaptığı Spotify çalma listemizi dinleyin!

Sonraki yazýyý yükle
Yükleniyor...
Yükleniyor...