Ara Menü
Ana Sayfa En Son Haberler Menü
TEKNOLOJİ

Uzamsal ses hakkında bilmeniz gereken her şey

Bir zamanlar sinemalar ve sofistike ses sistemleriyle sınırlı olan uzamsal ses, günlük hayata girmeye başladı

  • YAZI: BECKY BUCKLE | MIXMAG TÜRKİYE İÇİN UYARLAYAN: FURKAN KILIÇASLAN
  • 21 Eylül 2022

E-posta listemize katılarak en güncel içeriklerden ve ayrıcalıklardan haberdar olun.

Uzamsal ses, bir zamanlar yalnızca çok az sayıda hoparlörle elde edilebileceği düşünülen üç boyutlu ses deneyimi olsa da yeni yeni günlük hayatımıza girmeye başlıyor.

"Sanal surround ses" olarak da tanımlanan uzamsal ses, ilk olarak Apple tarafından piyasaya tanıtılmıştı. Eylül 2020'de Apple tarafından uzamsal sesin tanıtılmasının ardından geçen iki yıllık sürede bu ses deneyimi festivallerden, mikslere ve hatta belli televizyon modellerinde de kullanılmaya başladı.

Sizler için uzamsal sese dair önemli bir rehber hazırladık.

Uzamsal ses nedir?

Uzamsal ses size tam bir ses deneyimi sunuyor. Sanki bir stüdyoda ya da konserdeymişsiniz gibi sesin her türlü unsurunu daha derin ve net duymanızı sağlayan bu teknoloji, dinleyici örneğin kafasını eğdiğinde ya da hareket ettirdiğinde sesin de dinamik olarak hareket etmesini sağlıyor.

Dinamik kafa takibi özelliği ile sesi yeniden yönlendirilerek sağda ve solda değil sizi çevreliyormuş gibi hissetmesini sağlıyor. 360 derecelik ses teknolojisi, sesin her küçük detayını yakalayan ve vurgulayan yeni, son derece gerçeküstü bir formatta müzik keyfi yaşamanızı sağlıyor.

Peki, nasıl çalışıyor?

Uzamsal sesin özelliği size gerçekten mevcut olandan daha fazla ses kaynağı varmış gibi hissettirmesidir. L-Acoustics’in Genel Müdürü Guillaume LeNost, “nesne tabanlı teknoloji” hakkındaki düşüncelerini, "Örneğin nesne bir şarkıcıysa o şarkıcı için belirlenen alanda önden, arkadan bir konum tanımlanıyor. Daha sonrasında ise nesne tabanlı teknoloji sihirli bir şekilde alanda bulunan hoparlörleri dinamik bir şekilde ayarlayarak bu nesneye göre bir deneyim yaratıyor" sözleriyle aktarıyor.

Apple’ın AirPod’ları da benzer bir haritalama sistemi kullanıyorlar, ancak başınızı çevirdiğinizde uyum sağlayan sensörlerin ek dokunuşuna sahipler. Head Tracking adlı teknoloji, bulunduğunuz alan etrafındaki hareketlerinize uyum sağlıyor.

Uzamsal ses deneyimi artık birçok yerde

Uzamsal ses, kulaklıklarımız aracılığıyla veya Netflix gibi dev platformlar sayesinde sinema alanında deneyimlenmiş olsa da, teknoloji hala gelişimini sürdürüyor. Apple’ın 2020'de iOS 14'ü piyasaya sürmesinden bu yana uzamsal ses, müziği deneyimlemenin en sürükleyici yolu haline geldi.

AirPods Pro, sonunda uzamsal sese erişilebilirlik sağlayarak, kullanıcıların müzik dinleme biçimini geliştirmenin yanı sıra video izlerken 3D hissi yaratmasıyla teknolojide bir çığır açtı. Apple’ın keşfine benzer şekilde Dolby, kendi surround ses teknolojisi Dolby Atmos’u yarattı. Bir ses cihazına ve sisteme otomatik olarak uyum sağlayan Dolby Atmos, bir oyundan bir TV şovuna kadar herhangi bir sesi uzamsal bir deneyime dönüştürebiliyor.

Ancak LeNost, Apple dışındaki kulaklık teknolojisinin “hala biraz daha gelişmesi” gerektiğini savunarak bu durumu “Diğer kulaklıklarda Head Tracking yok. Bu da teknolojiyi tam olarak verimli kullanamamak demek" şeklinde açıklıyor.

Hoparlörlerin yine de uzamsal sesi deneyimlemenin daha iyi bir yolu olduğunu ekliyor. Bu yılki Coachella festivalinde LeNost’un L-Acoustics’i iki farklı sahne kurdu. LeNost, “Bir sahne, müzik yapımcıları ve DJ’lerin, seyirciyi çevreleyen 60 hoparlör ile uzamsal ses kullanan bir sahneydi” diyerek bunun daha da yaygınlaşacağını sözlerine ekliyor.

Sırada ne var?

Uzamsal bir ses deneyimi için müzik oluşturmak, yakında bir norm haline gelecek. 2021'de pop yıldızı Olivia Rodrigo, o zamandan beri diğer sanatçıları The Beatles’tan The Weeknd’e bu ayak izlerini takip etmeye teşvik eden ilk uzamsal ses albümü “Sour”u yayımladı. İşin prodüksiyon tarafı sorulduğunda LeNost şu yanıtı verdi: “Geçenlerde stüdyomuzda Brian Eno uzamsal bir ses sistemi ile bir parça yapmak için geldi. Stüdyoya gittiğinde, yaratıcı bir şekilde farklı bir şey yapmak istemesine neden olduğu için parçasını yeniden oluşturmak istedi.”

Bu teknoloji, sadece müzik prodüksiyonunda nasıl değişikliklerin önümüze çıkacağını değil, aynı zamanda sanatçıların eserlerini, konserlerini ve canlı performanslarını nasıl planlamak istediklerini de yeniden düşünmeye itecek bizleri.

LeNost, uzamsal teknoloji ile üretim yaparken “ritmi düşünmenize gerek olmadığını” coşkuyla belirtti. Şöyle ekliyor: "Bass’ımı EQ’lemeye ihtiyaç olmayabilir, bass’ı bir alana koyup vokali de başka bir alana yerleştirebilirim gibi düşüncelerle parça yapabilirsiniz."

Prodüksiyon ile beraber DJ miksleri de uzamsal ses formatında yayımlanmaya başladı. Grammy ödüllü Latroit ve Avustralyalı şarkıcı Charlz, L-Acoustics ile işbirliği yaparak "Dance My Tears Away"i yarattı.

Apple ayrıca bu yıl Jeff Mills’in özel bir miksi ile uzamsal ses teknolojisine sahip miks serisini tanıttı. Ayrıca India Jordan, Ash Lauryn, HAAi ve Lady Shaka gibi sanatçıların Boiler Room setleri, artık Apple Music’te bulunan uzamsal ses teknolojisine sahip. Elektronik müzik türünde daha pek çok sanatçının uzamsal ses teknolojisini benimsemeye devam edeceği ve yakında her yerde duymaya başlayacağımız kesin.

Yazı: Becky Buckle
Mixmag Türkiye için uyarlayan: Furkan Kılıçaslan

Sonraki Sayfa
Yükleniyor...
Yükleniyor...